❯     ❯   Sinemanın ilkleri - Belgesel

Favori Sinemanın ilkleri - Belgesel

Sinemanın ilkleri - Belgesel
Değerlendir:
  • +6
Yönetmen:
{film-director}
Senaryo:
{film-writers}
Film Yılı:
{film-year}
Imdb:
10
Film Türü:
{film-genre}
Film Dili:
{film-language}
Oyuncular:
{film-stars}
ülke:
{film-country}
Süresi:
250 dk
Kategori:
İsimlerini, konularını ve efsanelerini duyduğumuz ama hiç görmediğimiz sinema tarihinin ilk ve en gözde filmleri ilk kez Türkiye izleyicisiyle buluşuyor. Bu setle birlikte, 1890′lı yıllardan başlamak üzere, yaklaşık 30-35 yılı kapsayan muhteşem bir sinema macerasına tanık olacaksınız.

Amerika’da çekilen ilk reklam filmi, İngiliz avantür sineması, ilk film hileleri, şimdi bizi gülümseten ama döneminde insanları hayran bırakan kareler ve oyunculuklar yaklaşık 250 dakika boyunca sürecek. İyi seyirler!
1 -Lumiere Kardesler Ve Pathe Kardesler
Lumiere Kardeşler, sinemanın gerçek anlamda mucitleridir. 1895 yılından itibaren çektikleri ve çoğu bir dakikayı bile bulmayan filmler, aynı zamanda, dönemin şaşmaz birer belgeseli.

Bu yapım, sinemanın keşfine öncülük eden isimleri, aygıtları ve sistemleri izleyiciyle buluşturuyor. Sinema kamerasıyla tanışan insanların bu “tuhaf” alete verdikleri tepkiyi filmlerle birlikte sunuyor. Lumiere Kardeşler ve Pathe Kardeşler’in çektiği Fabrikadan Çıkış, Bebek, Bir Trenin Ciato Garı’na Gelişi, Bir Duvarın Yıkılışı, Oyun Partisi, Kudüs’ten Ayrılış, Kartopu Savaşı, Lyon’da İtfaiyeciler, Ali Baba ve Kırk Haremiler, Alaaddin’in Sihirli Lambası gibi çok sayıda ilk dönem filmine yer veriyor


2 - Melies Ve Sihirli Sinema
Gerçek bir sinema sihirbazı olan Georges Melies, modern sinemanın öncülerinden biri. Sinema hilelerini ilk kullanan isim. Uzunlukları değişen toplam 531 filmin arkasında yatan zeka. Büyülü Yelpaze, Denizkızı, Canlı Oyun Kartları ve Çinli Hokkabaz Çin-Çao gibi film hilelerinin şaşkınlık verecek düzeyde başarıyla kullanıldığı eserlerin dışında Melies’i belki de en hatırlanır kılan film Aya Yolculuk’tur. Elle renklendirilen film aynı zamanda gerçek bir senaryo ve kurguya dayanan ilk filmler arasındadır.

Bu yapımda Melies’in çok sayıda filminin yanında Aya Yolculuk ve İmkansız Yolculuk adlı iki filmi detaylı sahne anlatımlarıyla birlikte veriliyor. Melies’i keşfetmek, kuşkusuz sinemayı da keşfetmektir.


3 -Amerikan Ve Kuzey Avrupa Sinemasi
Edison tarafından icat edilip geliştirilen kinetoskop ve vitaskop, Amerikan sinemasının ilk örneklerini verir. İlk reklam filmi çekilir. Holywood’a öncülük eden filmler henüz Avrupa’daki kadar gelişmiş değildir. İngiltere, çok sayıda fotoğraf şirketinin öncülüğünde sinemanın büyük ustalarını da yetiştirir. Acres, Cecile Hepworth, G.A. Smith ve Robert Wlliam Paul İngiliz sinemasına avantür ve drama türlerini kazandırır. Kraliyet ailesi kamera önünde poz verirken, aynı kamera, Londra’nın işçi mahallerini çeker. İngiltere’de çekilen çok sayıda film, sonradan, Amerikan sinemasına uyarlanır.

Bu yapımda Köylü Adam ve Sinema, Satranç Kavgası, Araba Kazası, Hırsız Var, Yangın Var, Çin Elçiliğine Saldırı ve Güpegündüz Soygun gibi İngiliz sinemasının çok sayıda ilk dönem filmine yer veriliyor. Bazılarından alınan macera tadı, bugün bile heyecan verecek düzeyde.


4 - Belgesel Sinema Kent Senfonileri
Sinemanın keşfiyle birlikte Avrupa’nın büyük başkentleri de sinemacıların temel konularından biri olur. Önceleri kent yaşamı ve kenti donuk ve sabit bir kamerayla yansıtan belgesel sinema, bir süre sonra aynı kenti canlı bir varlık gibi kurgular. Kent ve kentte yaşayan her şey dev bir kütlenin parçalarına dönüşür. Alman yönetmen Walter Ruttmann’ın çektiği Berlin: Bir Kent Senfonisi, kurgusal sinema ve belgesel karışımı ilginç bir film olarak hala anılmaya devam ediyor. Aynı şekilde, 1900′lerin başındaki Paris ve henüz devrimin yaşanmadığı Moskova’nın karlar altındaki görünümü, her karesinde hayranlık uyandıracak düzeyde.

Bu yapımda, Berlin, Paris ve Moskova üzerine çekilen üç belgesel, sahne anlatımlarıyla birlikte sunuluyor. Değişenleri ve değişmeyenleri görmek adına izlenmesi gereken üç yapım.


5 -Avangart Ve Deneysel Sinema
Plastik sanatlar ve sözcüklerin sinemayla buluştuğu noktada kendine özgü tarz arayışını Man Ray ve Marcel Duchamp’ın tarzıyla birleştiren erken dönem avangart ya da deneysel sinema, çoğu kez tarifi olanaksız yapıtlar da üretir. Chaplin’in mekanik bir Şarlo’ya dönüştüğü, eşyalarla rakamların kaynaştığı, renklerin aktörlüğe soyunduğu bu filmler kuşkusuz modern sinemanın da yolunu açan yapımlardır. Sonradan Pudovkin, Vertov ve Dovçenko’nun elinde gerçek bir kurgu ve montaj sinemasına dönüşen deneysel sinema, 1940′lı yıllara dek değişik isimler altında varlığını devam ettirir.

Bu yapım, türün en aykırı örneklerini dikkat çekici karelerle sunuyor. Mekanik Bale, Anemik Sinema ve Akla Dönüş gibi yapımların yanında, Sergei Eisenstein’a ait yorumlara da yer veriyor.