❯     ❯   Gerçeğin Dansı - La danza de la realidad (2013)

Favori Gerçeğin Dansı - La danza de la realidad (2013)

Gerçeğin Dansı - La danza de la realidad (2013)
Değerlendir:
  • +44
Film Yılı:
Imdb:
7,5
Film Türü:
Film Dili:
ülke:
Süresi:
130 min
Bu film, 1970′lerde Fando ve Lis ile El Topo gibi metafizik tripleri pop art ve dini metaforlarla birleştirdiği filmleriyle yeraltı sanat dünyasının ve uluslararası karşı kültür hareketinin süperstarı olan Alejandro Jodorowsky’nin “derin geçmişi” üzerine bir zihin egzersizi. Jodorowsky’nin kendi sözleriyle “The Dance of Reality, benim otobiyografik romanımın bir uyarlaması, kendi sinemamın bir rönesansı. Bana kalırsa bu film, zihinsel bir atom bombası gibi. Kendimi yeniden keşfetmek için çocukluğumun dibine iniyorum, büyüdüğüm yere geri dönüyorum.” 23 yıllık bir aradan sonra sinemaya geri dönen yönetmenin bu son filmi, Jodorowsky’nin Dune’u adlı, Dune’u David Lynch’ten önce çekemeyişini anlattığı belgeseliyle birlikte ilk kez Cannes’da gösterildi. Jodorowsky’nin 1929′da doğduğu kasaba olan Tocopilla’da çekilen filmde Jodorowsky’nin üç oğlu da rol alıyor.
  1. JODO
    JODO
    • +3
    MERHABA. JODOROWSKYNIN SON FILMI POESIE SIN FIN FILMINI DE SITEYE EKLEYEBILIRSENIZ COK GUZEL OLURDU, TESEKKURLER. :)
    • 6 Şubat 2017 04:47
  2. Overdetermination
    Arrabal'ın J’irai Comme un Cheval Fou (1973) filmini de çevirebilir misiniz rica etsek? 
     
    Selam ve sevgiler.
    • 19 Ağustos 2016 22:16
  3. dada ruhi
    selam. jodorowski hazretlerinin izlemediğim tek filmi. rica etsem linki yeniler misiniz?
    • 19 Ocak 2016 17:01
  4. kenan demir
    60 lı yılların çok renklili-çok sesliliğinin,politik-siyasal ikliminin,toplumsal dinamizminin açtığı avangard alanın orjinalliklerinden biridir Jodorowsky.Yıllar sonra sinemaya geri döndüğü bu film ise bence tam bir hayalkırıklığı.Jodorowsky nin yaratıcılığının -en azından sinemasında- düşüşe geçmesi Santa Sangre ile başlıyor.2013 itibariyle halen Stalin üzerinden otorite eleştirisi yapmak -bana Scorsese nin Korku Burnu filmindeki Stalin e gönderme yaptığı aptal açılış sahnesini hatırlattı- o kadar bayat bir konu ki.

    Dini mesellere olan takıntısı El Topo da ya da The Holy Mountain da yani o yılların ortamında,kendi spiritüalist ve sürreal sinemasının sınırları içerisinde ilgi çekici olabiliyorken,bu filmde suyunun suyu,banal,sinir bozucu bir güzellemeye dönüşüyor.Her alanda kendini bu kadar aşkın konumlandıran bir sanatçının,bu kadar apolitik olması da ayrı bir konu.

    neyse Fidel Castro nun dediği gibi -bizim düşmanımız soyut sanat değil,emperyalizmdir-.

    Diğer sanat alanlarındaki eserlerine ulaşamıyorsam da,ulaşabildiğim filmlerin için muchas gracias Alejandro.
    • 7 Aralık 2014 11:30
  5. Öney Olcaytu
    Jodorowsky'nin son filmini siteye eklediğiniz içi teşekkür ederim. Jodoowsky çağdaşlarına göre çok az bilinen bir yönetmen olmakla beraber sinema dünyasının en büyük dehalarından biridir. Sürrealisttir. Filmlerini bir seyreden bir daha unutamaz, Salvador Dali'nin resimde yaptığını 7.Sanata taşımış; renkler, semboller, karşıtlıklar ve aykırılıklarla hem güzelin hem çirkinin estetiğini bir arada sunabilmiş enteresan bir sanatçıdır. Ayrıca Hollywood tarafından reddedilen "Dune" adlı film projesi bilim kurgu sinemasın efsanelerine dönüşmüş "Yıldız Savaşları", "Allen", "Blade Runner", "Matriks" vb pek çok filme düşünsel, görsel ve teknik anlamda katkı sağlamıştır.
    • 5 Aralık 2014 07:26