❯     ❯   Çorak Yaşamlar - Vidas Secas (1963)

Favori Çorak Yaşamlar - Vidas Secas (1963)

Çorak Yaşamlar - Vidas Secas (1963)
Değerlendir:
  • +15
Film Yılı:
Imdb:
7,5
Film Türü:
Film Dili:
ülke:
Süresi:
1h 43min
Özet: İtalyan yeni gerçekçiliği dünya sinemasında akıl almaz bir etki yaratmıştı; 1950'lerin ortalarında, akım İtalya'da sona erdikten uzun zaman sonra, yeni gerçekçiliğin temsilcileri ve savunucuları dünyanın her yerinde bulunabilirdi. Alex Viany'nin Brezilya'da, Rio'da gerçek mekânlarda geçen 1953 tarihli tatlı komedisi Agulha no Palheiro (Samanlıktaki İğne), oradaki yeni gerçekçiliğin kesin bir habercisiydi. Viany'nin o filmdeki asistanı, eski hukuk öğrencisi Nelson Pereira Dos Santos, 1955'te, aynı günde meydana gelen farklı hikâyelerin anlatıldığı, Rio'nun cesur bir toplu portresi sayılabilecek Rio, 40 Graus'u (Rio, 40 Derece) çekecekti. Rio'nun "favelalarının" (gecekondu mahalleleri) çarpıcı derecede duygusallıktan uzak, sert tasvirinin yanı sıra canlı, belgesel havasındaki kamera işçiliği, bu filmi Brezilya'nın yeni sineması adına bir tür manifestoya dönüştürmüştü. Bu yeni sinema ya da tanındığı adıyla Cinema Novo, Dos Santos'un beşinci filmi Vidas Secas'ın gösterime girmesiyle 1963'te nihayet önemli bir kültürel hareket olarak kabul gördü. Graciliano Ramos'un, Brezilya edebiyatının tartışmasız başyapıtlarından biri olan, aynı isimli eserinin olağanüstü uyarlaması Vidas Secas, kuraklık felaketinin pençesindeki kuzeydoğuda yaşayan göçmen işçilerden oluşan bir ailenin öyküsünü anlatır. Sık sık Faulkner'la kıyaslanan Ramos'un 1938'de yazdığı eser, her biri, aile bireylerinden birinin duygusal, bireysel bakış açısından anlatılan iki yıllık bir süreyi içeren kısa bölümlerden oluşur. Dos Santos bu edebi yapıtı büyük bir ustalıkla işler, hatta filmin en yürek burkucu sahnelerinden birinde, ölmeden önce ailenin köpeğinin aklından geçenleri gösterir. Katı bir anlatıdan ziyade olayların ve tesadüflerin bir karışımı olan Vidas Secas, tıpkı başladığı gibi, aileyi yol üzerinde göstererek biter. Dos Santos'un bu filmi Luis Bunuel'in Las Hurdes’iyle (Ekmeksiz Toprak) benzer bir etkiye sahip: soyut ama yine de güçlü bir şeye ulaşmak için "gerçekçiliğin" aşıldığını duyumsarsınız. Karı-koca arasındaki son konuşmada üstü kapalı bir değişim olasılığından bahsedilir ancak o noktada seyirci basit bir çözüm hayal edemeyecek kadar filmin etkisindedir.